Son Yazılarım
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım

Sevgi öyle birşeydir ki insanı insan yapan müthiş bir duygudur. Gerçek sevgiden bahsediyorum.Hastalıkta ve sağlıkta... diye başlar ölüm sizi ayırana dek diye devam eder sonsuz mutluluğa atılan adımda verilen sözler.Sevginin gücünü niteler. Bu çok önemlidir. Bir insan gerçekten seviyorsa sevdiğinin her anında yanında ve ona destek olan ilk kişi olur. Tıpkı annemiz-babamız gibi. Dostluklarda da böyledir. En zon zamanınızda yanınızda ailenizin dışında kendi istekleriyler yanınızda bulduklarınız sizi gerçekten çıkarsızca seven insanlardır. Böyle bir sevgiliniz,dostunuz olduysa sırtınız asla yere gelmez.
Dün hem bazı tetkikler yaptırmak için hem de projemi bitirmek için işyerinden 1 gün izin aldım.Sevgilim de benimle hastaneye gelmek istediğin söyledi. Aslında kıyamıyordum ama onun yanımda olması fikri o kadar hoşuma gitmişti ki nezaket icabı bile olsa yok aşkım yorulma sen demedim çocuğa
.Bu duyguyu hiç yaşamamışım. Gerçekten çok mutlu oldum ve çok özel hissettim kendimi. Sabah sevgilim bizim evin oraya geldi. Koşa koşa sarıldık kocaman sabahın o vaktinde sevgilimi görmek harika bir duyguydu. Hava pırıl pırıldı. onu da görünce temelli içim aydınlandı.birlikte hastaneye gittik. Hastanelerden hiç hoşlanmayan sevgilim (kendi bile hasta olsa gitmeyen Semih), benim yanımda olmak için hiç hoşlanmadığı Hastaneydi. 4 branşa göründüm. Hepsi tahliller ve tetkikler istedi.Ordan oraya koşturduk durduk. Kan alınırken sevgilim bakışlarıyla bana cesaret verdi. Ona bakmak acımı hafifletmişti. Yanımda olduğu için gerçekten çok ama çok şanslıydım.Bunu düşündüm durdum. Bir taraftan da onu yorduğum için kızıyordum kendime. Bazı işlemlerimiz öğleden sonraya kaldı. Biz de sevgilimle hastanenin bahçesindeki gözlemecide gözleme yiyip çay içtik. Onunla sohbet etmeyi öyle çok seviyorum ki. Her konuda konuşabiliyoruz. Ona kendimi anlatırken yorulmuyorum kesinlikle.Aynı dili konuşuyoruz. Bu harika birşey.
Biz bu güzel sohbet eşliğinde çayımızı içip gözlemelerimizi yiyene kadar öğlen paydosu bitti. tahlil sonuçlarını almak için gittik. aldık ve doktora gösterdik.İlaçlar yazıldı yeni tetkikler istendi. Bu sıkıcı işlemleri sevgilimin desteğiyle kolayca atlattım. saat 3 e doğru hastaneden çıktık. Sevgilim bana bu kadar çürük olduğunu bilsem almazdım seni dedi :) Gözünle gör diye getirdim dedim .Harika bir insan onu o kadar çok seviyorum ki....
Hiç bu kadar keyifli olmamıştı hastaneye gitmek.Anladım ki Sevgilim yanımdayken her zorluğu aşabilirmişim. .
Kızılaya gittiğimizde saat 15,30 olmuştu. Hatırladım ki lazer epilasyon için randevum var. Sevgilim beni öldürecek sabrını mı zorluyorum acaba diye geçti aklımdan. Aşkım dedim 15 dakika . uzun sürmeyecek bir işimiz daha var dedim. Ayakkabıcı? dedi. Ahhhh tamamen unutmuştum. evet doğru ya. Ayakkabıcı. Çizmelerimi tamire vericektik. Bir koşu gidip geçen sezon aldığım taba resngi çizmelerimi bıraktık. Sonra doğru lazer merkezine. Ben dışarda bekliyimmi diyen ve çekinen sevgilime. kliniğe girebileceğini söyledim .Müşterilerin %60 ının erkek olduğunu hatırlayarak. O bekleme salonunda beklerken benim içerde canım çok acıdı. Ağrı eşiğim çok düşük olduğu için o lazerin yakıcı ışınları canımı inanılmaz derecede acıtıyordu. Gözümden yaş geldi çünkü sinirim bozulduğu için ağlamaya başladım. Doktorum ve görevli arkadaşlar o kadar şeker ki. Benim nazımla oynayıp beni teselli ediyorlar. O işi de hallettikten sonra kursa gittik . projemi bitirmemiz gerekiyordu. Benden çok sahiplenerek sorumluluğumu hatırlatıp endişelenen sevgilim yanımda olup bana destek vererek harika şeyler ortaya çıkarmamıza sebep oldu. Birlikte çok güzel bir arayüz tasarladık Güvenin Web sitesi için. Bana su aldı,elimi tuttu. yüreklendirdi, öptü....ben anladım ki bu harika adam benim hayatımı güzelleştirmek ,işlerimi yoluna koymak için gönderilmiş bir mucize...Ne kadar şanslı olduğumu 1 kere daha hissederek çalışmamızı bitirip bachata kursuna gitmek için yola koyulduk. Birlik sandviçe uğrayarak geleneksel tost ritüelimizi gerçekleştirdik. Sevgilim Baget kumru bense özel sipariş bir tost söyledim. Kaşarlı ve sucuklu olacak ama içine salça da sürebilirmisiniz
Tabiki diyerek memnuniyetle siparişlerimizi almaları orayı sevmemiz için bir neden daha oluşturdu. Orası bizim gizli yerimizdi ve kimseyle paylaşmayalım diye sözleştik. Sonra bloğa yazdık ya aşkım dedim. Güldük.Blogcu arkadaşlarımız gelebilir biz başbaşa gitmeyi kastettik diyerek hemfikir olduk. Ders saatine 15 dakika kala kalktık. Ayakkabılarını anca giyersin dedi aşkım bana. Ben sevdiceğimin sabrını sınamak için varım heralde.
Yorgunlukla ama yine de keyifle dersimize girdik. Güzel figürler öğrendik. Sevgilimle dans etmek harika bir his. Onunla dans ettikten sonra başka birisiyle dans edemiyorum.Başarılı çiftlerin birbirleriyle sevgili olmasının ne demek olduğunu şimdi anlıyorum galiba. Dansın Aşk boyutunu yaşıyoruz sevgilimle. Günün sonu geliveriyor. Yorgun ama mutlu bir şekilde metroya biniyoruz. Beni yine otobüse binene kadar yalnız bırakmayan fedakar ve düşünceli sevgilimden ayrılmak o kadar zor ki...Kaybolana kadar el sallayışımız aslında bizi birbirimize sımsıkı bağlıyor. Bunun verdiği huzurla eve gidip yatağıma uzandığımda sevdiceğime yazdığım.sana birsürü yorgunluk verdim İyi ki varsın.yanımda olduğun için çok şanslıyım sevgilim.msjına gelen"Sevgilim her zaman yanındayım birgüzelçift olmanın şartıdır her anlamda destek olmak.Sen benim aşkböcüğümsün"cevabından sonra huzurla uykuya daldım...
Canım sevgilim sen bana Allahın en büyük lütfusun. Bunu her fırsatta taa yüreğimde hissettiriyorsun.Öyle içten ,öyle samimisin ki.Altın kalpli,iyi karakterli maviş gözlü prensim Seni çok seviyorum...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

Senin sevgin yüreğime yerleştiğinden beri dünya öyle güzel, öyle yaşanası bir yer haline geldi ki sevdiceğim. Herşeyi daha da bi sevmeye başladım.herşeyden daha da keyif almaya...
Seninle yenilen yemekler daha lezzetli,yürünen yollar yormuyor insanı. Hayatım seninle daha kolay. zorlukların üstesinden korkmadan gelebilirim artık. Sevgimizin gücü her daim yanımda. Karanlıkta önüme ışık oluyorsun sen. artık yolumu daha rahat görüyorum. Tehlikelere karşı savunmasız değilim. Sen varsın Ben varım.Biz varız. Bunu her fırsatta hissettiriyorsun bana. Öyle farklı ki seninle yaşananlar. Hani bir rüya görürsün ve hiç uyanmasam diye o rüyanın içine hapsolmak istersin ya. İnsanın hayatında çok az rüya vardır gerçekleşen. Yani benim hiç olmamıştı bugüne kadar gerçekleşen bir rüyam. Sana kadar. Seninle aramızdaki etkileşimin,yakınlaşmanın ortaya çıkmaya başladığı günlerde birlikte Esranın doğumgününe gittiğimiz akşamın gecesinde gördüğüm rüya. Senin beni 3. defa otobüse bindirdiğin ve gözden kaybolana kadar el salladığımız,yüzümüze gülümseme ve aydınlık bir ışığın yerleştiği,kalplerimizin sıcacık olduğu ,senin için "keşke beni sevse,sevdiceğim olsa acaba o da böyle düşündüğü için mi burda?"diye aklımdan geçirdiğim akşamın gecesinde...Her ayrıntısını hatırladığım...Rüyamızda otobüse benimle birlikte biniyordun. Yazdı pırıl pırıl ve gerçekten çok huzurlu bir hava vardı Kumruların sesleri vee huzurun sesi. . İndiğimiz yer önce bizim evin orasıydı. Seninle yanyana yürüyorduk. Sana karşı içimde derin şeyler olduğunu hissetmeye başlamıştım ama görünürde arkadaştık. adı konulmamış fakat ikimizi de sarsacak kadar büyük ve kuvvetli birşey vardı aramızda. Sadece ortaya çıkmayı bekliyordu. İşte burda da rüyayla gerçek harmanlanmıştı. Konuşuyorduk gülüyorduk. Öyle mutluydukki.Arka planda şunlar geçiyordu aklımdan seninle konuşurken "hadi diyordum. artık birimiz ortaya çıkarsın şunu!"Yürürken bizim evin önünden geçiyorduk. Ama sanki bizi kimse görmüyordu. Biz başka bir boyuttaydık ya da ikimize ait bir dünyada. Öyle hissetmiştim. Evin önünden uzaklaşıp çok geniş ve iki yanını büyük ulu çınar ağaçların sıralandığı huzur yolunda yürüyorduk.Ben çok yorulmuştum. Eve gitmek istemiyordum. İçimi kaplayan huzuru dile getirdim .Şurda uyusam keşke,öyle ihtiyacım var ki dedim sana. Bir banka oturduk. "İstersen uyuyabilirsin Dicle dedin bana. Sesin her zamanki gibi güven ve huzur vermişti bana. "Gerçekten uyuyabilirmiyim? Ya bize zarar verirlerse ya bunları çalarlarsa dedim."elimdeki telefonu ve cüzdanımı göstererek. Onları bana verebilirsin. ve korkma ben yanında olucam seni bekliycem dedin. Cüzdanımı ,telefonumu ve kendimi sana emanet edip kucağına yatıp huzurlu bir uykuya daldım. O anda rüyamda hissettim sana şimdi gerçekte hissettiklerimi. Kokunu duyduğumda içime dolan huzuru,bakışlarının verdiği güven duygusunu ilk defa o rüyada bakışlarının maviliğini üzerime örtüp sevginle uyuduğum o rüyada yaşadım. Uyandığımda neler oluyor bana diye gün boyunca etkisinden kurtulamadığım bu güzel rüyayı sana çok üstünkörü anlatmıştım ertesi gün. Sonuçta bir rüyaydı , sen bunları hissetmiyor olabilirdin ama ben senin de hissettiğine emindim . Öyle tuhaftı ki . Rüyamı anlattığımda mutlu olduğunu hissettim. 4 gün boyunca daha da hayatıma girmeye başladın. Hep seni düşünür olmuştum. Ve senin de beni düşündüğüne dair ufak sinyaller almak düşüncelerimi doğruluyordu ve ben gerçekten çok mutlu oluyordum. Adım adım mutluluğa yaklaştığımızı hissediyordum. Öyle tadında öyle yerindeydi ki yaşadıklarımız. Bayram için köye gittiğinizde seni şimdiden özlediğimi söylemiştim bir msj atarak. Bunu neden yaptığımı bilmiyorum sevdiceğim. Tek açıklaması gerçekten seni özlediğimdi. Sen de bana birkaç gün göremeyeceğimi bilince daha çok özlüyorum diyerek kendimi çok iyi hissettirmiştin.Neden özlüyorduk birbirimizi? İki arkadaş olduğumuz için mi? Hiç sanmıyorum. Birbirimiz için iki arkadaştan çok daha fazla şey ifade ediyorduk. Arife günü hayatımı bayrama çevireceğinin sinyalini verişinse ayaklarımı yerden kesmişti.İmkansızlıklar dahilinde iletişim kurabilmiştik. Sen bağlantı bulmaya çalışmıştın bense arife günü yapılacak işler arasında küçük kaçışlar uydurarak konuşabiliyordum seninle.Semihli Dicleli cümleler kurarken birden Kalbimi sana emanet ediyorum dedin birdenbire onu istediğin gibi kullanabilirsin iyi bakacağına eminim dedin ve göz kırptın." Dicle bunu beğendi" diye cevap verdim. Beğenmekten ötede Dicle mutluluktan uçmuştu sevdiceğim.GErçekten bayram sevincini yaşadım. Hiçbir bayramı bu kadar sevinçli geçirdiğimi hatırlamıyorum çocukluğumda bile. 2. günü bayram sevinçleri ile bana gelişinle gerçekten hayatıma cenneti getirdin sevdiceğim. Semih yola çıkıyor dediğin anda içimi kaplayan tarifsiz duygu,heyecan,sevinç,coşku,güzellikler...Kesinlikle sıradan şeyler değildi. Bana yaklaştıkça artan şiddetiyle bekledim seni.
Kavuşma anları...Sabırsızlıkla beklenen insan hayatındaki en güzel duygulardan biridir hasretin ardından kavuşmak sevdiğin kişiye... Geç kalmamak için ne yapacağımı bilememiştim. Hazırlanıp evden çıkmıştım ilk buluşmamızdı seni arkadaşım olarak uğurlamıştım ama sevdiceğim olarak karşılayacaktım. Aksilikler peşimi bırakmıyordu. Bayram olduğu için otobüsler seyrek geçiyordu. Hafif yağmurluydu. Bankamatiğe de uğrayamamıştım ki taksiye binip yetişeyim. Geç kalmamalıyıdm. Cüzdanımdaki bozukluklarla birlikte tam 12,5 tl! Ve yüreğimde kocaman bir sevgi....Bu düşüncelerle kafamda hesaplar yaparken otobüs gelmişti. Metroya koşar adımlarla indim. Geç kalmamalıydım. Sevdiceğim otobüsten iner inmez beni görmeli ve geldiği yolun her km sinin gelişine değdiğini hissetmeliydi.yarı yolda inip taksiye bindim. cebimdeki para umarım yeter düşüncesinden çok sevdiceğime yetişebilmenin telaşı vardı kafamda. İşlerim yolunda gitmeye başlamıştı. Taksi 9,5 tl tutmuştu ve tam saatinde yetişiştim. Hemen gelen yolcu katına inip beklemeye başladım ama gelmiyordu. Yarım saate yakın geçmişti. Yukarı da çıkamıyordum ya ben yukarıdayken gelirseydi? Bir koşu gidip yazıhaneye sordum ne zaman gelecek diye. Gelmek üzere dedi görevli. koşarak indim biraz daha bekledikten sonra hayatımın aşkının içinde bulunduğu firmanın otobüsü perona yanaşmaya başladı. birkaç kişi indikten sonra sevdiceğim indi otobüsten. Beni görünce yüzü aydınlandı ve o aydınlıkla gözleri parladı sevinçle. Sarıldık sımsıkı. Hoşgelmişti hayatıma.Sefalar getirmişti....Artık gerçek huzurun adı SEMİHti
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Dün yoğun ve yorucu bir gündü benim için. Sabah yataktan kalkmak bile istemediğimden anlaşılacak cinsten. Geceden kalma başağrım devam ediyordu. üzerime çok da yakışmayan bir elbise altına da rahat ama sadece rengi elbisemle uyumlu bir ayakkabı.Altına sivri burunlu az topuklu şık ayakkabılarımı giymekten son anda vazgeçmiştim.Küçük parmağımdaki acının artıp sevdiceğimle dans keyfimizi bozmasını istemediğimden şıklığımdan ödün verdim . Gerçekten berbat görünüyordum. Tek renk kahverengi,tekdüze.Solgun bir beniz. makyaj da yok .Saçlar desen özelliksiz.Neyseki kursa gidip hemen çıkıp eve gidicektim. Sevgilimle görüşmeyi planlamamıştık .SEvdiceğimin beni böyle görmesini istemiyordum. Onun beni eleştireceğinden ya da beğenmeyeceğinden değil. Hasta olduğumu düşünüp benim için endişelenmesini istemiyordum. Onun yüreğini öyle iyi tanıyorum ki. metrodayken aradı beni ve kursa doğru yaklaştığını söyledi. Sevincimden gözlerimin parladığını sesimin canlandığını farkettim. Sevgilim kursun orda bekleyecekti ama ben daha sokağı yarılamadan onun güzel yüzünü gülen gözlerini gördüm. Sokağın tam ortasında boynuna atladım çölde susuz kalmış gibi. Hemen farketti. neyin var aşkım senin çok bitkin görünüyorsun dedi. İnceledi neyim var diye. Gözünden birşey kaçmıyor aşkım dedim. iyi olduğumu, sadece biraz yogun olduğumu ve üstümdeki kıyafeti hiç yakıştırmadığımı söyleyince güldü. O kadar da kötü değil dedi.Çok güzelsin diye fısıldadı. Göz kırptı bana. Gülümsedi. Ayakkabılarımı rahat olduğu için tercih ettim dedim. Ayaklarım acırsa dans edemeyiz cümlesini okumuştu yüzümden. Aşk buydu işte.Gerçekten iyi hissetmiştim.Üzerimdeki elbise o kadarda sevimsiz gelmiyordu. Aşkımın bakışlarıyla herşey güzelleşiveriyordu işte. Diclenin aşktan anladığı aşkta yaşamak istediği tam anlamıyla buydu!Sevdiği insan da onu saçının teline kadar sevsin, Önemsesin, Beğensin, onu düşünsün, aşkı gözlerinden okuyabilsin ,özlesin,onun için çok ama çok özel olsun istiyordu. Diclenin aşktan anladığı ,sevgiden anladığı buydu. Çok şükür ki masallar hep iyi kalpli prensesler için prensleriyle bir ömür mutlulukla sürer.
Kendime sevdiceğimin gözünden baktığımda gerçekten bir prenses olduğumu hissediyorum. Bu yazıyı sevdiceğimin bana bugün söylediği şu cümleyle bitirmek istiyorum.
"yaptığımız en dogru ve en guzel şey bırbırımızı sevmek.her zaman içimizden sevgımız taşsın aşkım çünkü bunlardan etrafımızdakılerde etkılenıyor ve nasipleniyor.Örnek bir güzel çift aşkı hatırlatıyor unutmuş yüreklere "
Gerçekten haklısın sevdiceğim. Çünkü mutluluk bulaşıcıdır...


Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!

Sevdiceğimden "Hep bir koşuşturmaca, hep bir telaş içindeyiz. Frakındamısın aşkım aslında ne kadar az vakit geçiriyoruz,birbirimize doyamıyoruz" diye bir cümle duyunca aklıma bir fikir geldi. Madem öyle koca bir günü birlikte geçirelim aşkım dedim. yarın bütün gün seninim!Benim de dinlenmeye ve kafamı boşaltmaya ihtiyacım vardı ve bunu yapabileceğim en doğru yer sevgilimin yanıydı.Semih=HUZUR demek çünkü benim için. Onun o mavi gözlerinin derinliğine dalmak demek...
Geç bir saatte yatmış olmamıza rağmen pazar uykumuzu 10 da sonlandırdık. Ben uyanıp sevdiceğimi uyanfırdım telefonla.Hazırlanıp 12 de herzamani yerimizde buluşmak üzere sözleştik. Duştan sonra saçımı kurutmamı ve üşütmememi söyleyen sevgilime söz verip evden çıktım. çok güzel bir hava vardı. yazdan kalma denecek cinsten.Cicili bicili giyinip metroyla kızılaya doğru yollandım. Sevgilime kavuşma heyecanı öyle güzel ki. İnsanın içinde kelebekler uçuşuyor diye tarif ettikleri şey bu olmalı.bitmek bilmeyen yol nihayet son istasyon kızılay anonsuyla son buldu. Koşacağım mesafeyi hesaplayarak koşar adım merdivenlerden çıktığımda sevgilimi karşımda buldum. Hangi çıkıştan çıkacağımı bildiğinden kavuşmamızı biraz daha öne almış . Sarılıp hasret giderir gibi olduktan sonra çantasını verdim ve kahvaltı edebileceğimiz biyere gitmek için metrodan çıktık. Tabiki Park Bulvardı gideceğimiz yer. İkimizinde çok sevdiği, başbaşa ilk yemek yediğimiz, hissettiklerimizin adını koymaya niyetlendiğimiz akşamı paylaştığımız ,bachata müzikleri dinleyebildiğimiz güzle yer. O gü oturduğumuz masaya turduk yine. Açık büfeden servislerimizi aldık. Keyifle kahvaltımızı yaparken buraya ilk gelişimizde arkadaştık diye bizi konuştuk.Bizi çok sevdiğimizi söyledik birbirimize. Sevdiceğime çay doldurdum. 1 termos çayı bitirdik sıcacık sohbetimizle. Ben yediklerimi yerleştirmek için çalan merenge şarkısına eşlik ettim bir süre. Kıpırkıpırsın dedi aşkım bana. Onun bana söylediği herşeyi çok seviyorum.
2 keyifli saati kahvaltıyla geçirdikten sonra güzel havada biraz yürüdük kızılay turu attık. Petshoplarda tavşan,kuş kedi ve iguana sevdik. Sonra fantasylanda ateri oynamaya götürdü aşkım beni. 10 tane jeton alıp streetfighter ın başına geçtik. Ben tek başıma oynadım sonra da aşkımla rakip olduk. Ben sevgilimi yendim. Olsun tek kavgamız street fighter olsun. sonra bir takım olup adam vurmaca savaş oyunu oynadık.Bİrimiz hepimiz için mantığıyla sevgilimle ii bi ekip olup kanımızın son damlasına kadar savaştık. Güzeldi. Sonra air hokey de aşkım beni 7-2 yendi. çocuklar gibi eğlendik. güzel havada biraz daha dolaşıp sinemaya gitmeye karar verdik. Aşkın(500) günü diye bir film seçtik. Çift koltukta sevgilimle film izleme keyfi bambaşka. Bunu hiçbirşeye değişmem. Filmde aşk var bizde aşk var. Nasıl keyifli olmasın. İlk Filmimiz çizmeli kediden sonra bu filmi de beğendik. Aşka inanan bik erkek inanmayan bir kadın. 500 gün boyunca yaşananlar. Blog okur gibi izledik:) Çıktıktan sonra ikimizde çok acıkmıştık. HEr fotoğrafım sofra başında olan ben için bu normal birşeydi tabi. Daha önce gitmediğimiz bir dürümcüye gidip benim ızgara krizime çözüm bulduk. acılı adana ve şalgam. gerçekten nefisti. Sevgilim tavuk şiş yedi.Güle söyleşe pırıltılarımızı etrafa saça saça ve paylaşarak yenen yemek dünyanın en lezzetlisi oluyor.Yediğimiz acılarla zaten sümüklüböcük olan ben sümüklüböcük olma konusunda level atlatım bi burnumu silip bir dürüm ısırmak çok eğlenceliydi. Sevgilim bana sümüklüböcüğüm dedi durdu. Adamların peçetelerini bitirecektim neredeyse. karnımızın doymasıyla daha da finamikleşen Diclenin aklına parlak fikir geldi. SEvgilim benim canım bira istedi yaa hadi gel sana angorada bira ısmarlıyım dedim :) Canın Dans etmek istiyor olmasın diyen aşkıma sevimli sevimli gülümsedim. Angoraya gittik ama kapı duvardı. Olsundu. Biz de kolibaya gidip anılarımızı tazelerdik. En son arkadaş olarak Esranın doğumgününe gittiğimiz mekan bu sefer bizi Semih&Dicle çifti olarak ağırladı.Oraya aşkımla 3. gidişimizdi ve bizim için özel olan mekanlar arasında başı çekiyordu. Elmalı nargileyi orda paylaşıp orda hislerimizi ele vermeye başlamıştık. Keyifle Biralarımızı yudumlayıp yazdan kalma bu güzel akşamda aşkımızı kutladık.bütün gün öyle güzel geçmişti ki yavaş yavaş evlere yollanma vakti gelmişti biz iki sevgili için.Öyle zor oluyor ki. Mesela ben semihi yanımdayken bile çok özlüyorum. Onun yanındayken zaman 2 katı hızlı geçiyor. elimden gelse zamanı durdurabilsem diye hayıflanıyorum. Otobüse binmek için bir adım attığım anda büyük bir boşluk başlıyor. Kapladığı yer o kadar büyükki. Burdan daha iyi anlıyorum.
Hayat seninle öyle güzel, öyle yaşanası bir yer ki sevdiceğim. Elinin değdiği herşey güzelleşiyor. İkimizde öyle değiştikki. Yepyeni iki insan. kendimizi görmek istediğimiz yerde emin adımlarla ilerleyen. sevginin değerini çok iyi bilen. iki sevgili. Bir bütünün iki eşit yarısı. Sanki Allah bana mükafat vermek istemiş önüme bir katalog açılmış ve bana eşini sen oluştur denmiş. tipini,boyunu posunu,huyunu suyunu, sana nasıl davranmasını istediğini sen seç. Ne istersen gerçekleşecek diye de bilgi verilmiş. Ben de sevgilimi oluşturmuşum ve ortaya sen çıkmışsın gibi.Allah gönlüne göre versin derler ya. Benim gönlümdekini Allah bana nasip etmiş hem de kocaman sevgisiyle,iyiliğiyle,güzellikleriyle,bana verdiği değerle. CAnım sevgilim Seni haketmek için ne yaptım acaba ben. İyi niyetimin ve sevgiye olan inancımın ödülümüsün sen?SENİ SEVİYORUM....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Bugün sevgilimin bana aşka dair hissettirdiği özel duygunun adı huzur.

Canımın taa içi yüreğimi titreten sevdiceğim. Yüreğinden dökülen her kelime beni huzura taşıyan bir bulut oluyor. Ayaklarım yerden kesiliyor.
Öyle seviyorum ki seni. Gözlerinde benim için ışıldayan mavi sevgiyi üzerime bulaştırdıkça benliğimi kaplıyorsun. Mavi huzurun rengi. Mavi gözlerinin rengi. Daha bir seviyorum maviyi.

Artık filmlerde izlediğim, kitaplarda okuduğum gerçek aşklara özenmiyorum. Sen aşkların en gerçeğiyle seviyorsun çünkü beni. Bunu dile getirmene gerek yok.Gözlerin orda da devreye giriyor. Tek tek çözüyorum yüreğindeki sevginin kodlarını.Kendime entegre ediyorum.Ve seni aşkların en gerçeğiyle seviyorum.
Şu sözünü hiç unutmuyorum. Ben başkalarının lafıyla değil kendi hislerimle seni seviyor ve ne kadar değerli olduğunu biliyorum.Bir kez daha aşık olmama bir neden daha diye düşünmüştüm
Yanındayken zaman diye birşey yok. Sana sarıldığım anda. yüreğin beni sarmaladığı anda bu dünyaya dair birşey yok. İnsanlar yok, arabalar yok, sesler yok,gece mi gündüz mü olduğunu kestiremediğim gerçeküstü biryerde sadece sen varsın.Ve sevgimiz...
Kokunu içime çektiğim anda kendi içimde bir yolculuğa çıkıyorum. Kendi içimi görüyorum. Önce burnumdan derin bir nefes olarak çekiyorum ya içime seni.Damarımdaki kanı oksijenden daha hızlı kalbime ulaştırıyorsun. Sevgini içime çekiyorum kalbimde buluşuyoruz. Seni kalbimin en derininde hissediyorum. Sonra hücrelerim beynime taşıyor seni. O zaman mantığım giriyor devreye. İyiki diyorum. İyiki seviyorum bu adamı! İyiki hayatımda. Ve iyiki benim sevgilim.
Ve Bugün seni daha da fazla seviyorum mucizem...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!


Dicle bir dans delisi! Dans etmeyi çok ama çok seviyor biliyorsunuz.Sevdiceğimle yakınlaşmamızı sağlayan en güzel olay da onun benimle dans etmek isteyişiydi. Dansı sevdirmiştim ona farkında olmadan.Ona gösterdiğim sadece birkaç dakikalık temel adım dersinden sonra dans gecesinde elimi uzattığımda geri çevirmeyişi ve dünyayı umursamayan halleri dans etmek isteyişindeki medeni cesareti beni ona hayran bırakmıştı. Sonrasındaki inceliklerle kendini işledi bana ince ince o ayrı bi mesele tabi. Onunla birlikte bişeyler yapmak keyif aldığım birşeyin keyfini ikiye katlıyor. Aldığım hazzı tarif edemem.Sevdiceğimin dansa olan ilgisi ve hevesi böyle güzelken ertelemememiz gerkektiğini düşünerek ikimizi Latinoya Bachata kursuna yazdırdım. Bir an önce birlikte dans etmeliydik. İkimizin de çok hoşlandığı birşeydi çünkü dans etmek. Çenem durmayarak ona sürprizimi açıkladım.HEm şaşırdı, hem mutlu oldu hem de sanırım çok heyecanlandı. belki biraz da tedirgin. Cuma günü geldi çattı ders saatine doğru sevgilimin gerilmeye başladığını farkettim. Ama başaracağını bildiğim için içim rahattı. Gittiğimizde angoradan arkadaşlarımı da gördük. Onlar da başlayacaktı .Önce hocayla görüştük ve durumumuzu ve seviyemizi belirttik.Hoca bir bakalım seviyeniz uygunsa devam edersiniz dedi. Ders başladı. Sevdiceğimle yanyana durduk .Daha ilk temel adım göstermede aşkım dans duruşunu aldı ,ritmi yerleştirdi. Evettt! dedim içimden. İşte budur!Başaracağından emindim. Uygulamalarda da harika bir çifttik.Hoca ne gösterirse zaten benden alışkın olan sevgilim hemen yerleştirmişti. Artık beni o yönlendiriyor döndürüyordu.Hoca yanımıza gelip beğendiğini söyledi. Birlikte başarmak öyle güzel bir duyguydu ki.Sevgimizin gücü harikalar yaratıyor. Bunu her fırsatta görmek bizi çok mutlu ediyor. Sevdiceğimle gözlerimiz birbirine kilitli bachata yapmak, dans etmek harika bir duygu. onun bana sarılması,bakması, elimi tutması, aynı ritmde hareket etmek mükemmel birşey. Artık dansı daha da çok seviyorum . Çünkü sevdiğim adamla aşkla anlamlandırıyorum dansı.
Cumartesi akşamıysa ayrı bir güzeldi bizim için. Salsaangoranın aylar süren tadilatı nihayet bitmişti. açılışı yapılacaktı. Bu özel geceye davetliydik ve özel bir çift olarak ışıklı yoldam elele girdik sevgilimle. kapıda Sevgilimin de daha önceden tanıştığı arkadaşlarımız vardı.onlarla birlikte oturduk. Girince gözlerime inanamadım. Harika olmuştu. Yerimize oturduk. Arkadaşım Hilalin arkadaşı olan arkadaşımız bize hayırlı olsun dedi. Anlam veremedik. sanırım artık birliktesiniz dedi çocuk. O zaman jeton çlinkkk etti.Tabi ya biz o akşam sevgilimle sadece arkadaş olarak gitmiştik o dans gecesine. Birbirimize attığımız güzel adımların aşkamı.aşkam yazdım düzeltmiyorum :)Vardır bir hikmeti.Şimdiyse gözlerini ve kalplerini birbirine kilitlemiş iki sevgiliydik.Gülüştük teşekkür ettik. Sonra sevdiceğim beni dansa kaldırdı. Çalan bachata şarkılarında kendimi aşkın kollarına bıraktım. Mutluluktan ölecek gibiydim. ayaklarımı yerden kesen masal prensim benim.Salsa da yaptık aşkımla. Ve gerçekten bu kadar kısa sürede bu kadar çok şey başarmasına hayran kalarak ona bir kere daha aşık oldum. Semih gibi bir sevgilim , hayatımın anlamı ,sevenim ,layıkıyla sevilenim ,partnerim,,kalbim ,herşeyim olduğu için çok ama çok şanslıyım.Seni Çok Seviyorum....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!