hayata ve aşka dair

80 lerr

20/9/2008 · Kategori: diclece nostalji

gerçekten eline yüreğine sağlık. kendimi yaşadım çok özlediğim ve en güzel çocukluğu biz 80-83 arası doğanlar yaşadı düşüncemin ne kadar doğru olabileceğinin doğruluğuna inadırdın beni. bizden sonrakilerin hatırlayabileceği hiçbirşeylerinin olmaması ne kadar kötü. biz tam geçiş döneminin sancılarını yaşayarak büyüdük. Herşeyi öğrenerek. ben biliyorum zaten demeyerek büyüdük. dediklerinin hepsini sanki bu kuşak bir odanın içinde yaşamış gibi bir ağızdan hissedebiliyorsa bu böyledir. Evet evdeki kireç bibloların (nikah şekeri bağlanırdı çoğunluk) tadına bakıp ekşi olduğunu gören pek çok çocuktan biri de benmişim. evet o piller de ekşi. Evet biz de sokakta kilimleri serip evden getirdiklerimizi yedik evcilik oynarken. ateş yakıp patateslerimizi içine attık közlendi, kendi başımıza bişeyler yapabilmenin gururunu tuz yapıp yedik.80 lerde çocuk olmak demek gazetenin verdiği bezden arap bacı, ve futbolculaın bez bebeklerini doldurmak. Gazetenin verdiği karton oyunlarla zevkle oynamak. reklamları pür dikkat izlemek. bisküvi adam yemek,aydede bisküvisinin şekerlerini yalamak,çokokrem tüp çukulatayı emerken damakların yara olması ya da plastik kaşıkla kutuda yemek demek bayramlarda kapı kapı dolaşıp şeker toplamak,çıtırpıtırların kokusunu ve sesini çok sevmek,harçlık alırken sevinmek ve utanmak demek. andersenden, lafontaine den grimm kardeşlerden masalları okuyup resimlerden masalları hafızada canlandırmak masalın içinde yaşamak demek,166 dan gizlice arayıp kısacık masallar dinlemek fatura gelinnce ne diyeceğini düşünmek demek.Annenin dışı altın renkli kapaklı içi yeşil fakat sürünce cart pembe olan rujunun sihirli olduğunu  düşünüp çaktırmadan sürmek demek.sabahları erkenden kalkıp kimse uyanmasın diye cumartesiden cumartesiyeyi kısık sesle seyretmek demek. televizyonun kumandası olmak demek. kanalların ayarını turuncu zımbırtıyla çevirerek yapmak demek. antenle oynamak demek. murat 124 arabayla pikniğe gitmek demek,uçan balon almak kaçırınca arkasından ağlamak demek. saat 8 de uykudan önceyi seyredip haberlerin dıt dıt dıt saat8 şimdi haberler sesini duyduktan sonra herkese iyigeceler öpücüğü verip yatağa yollanmak demek. akşam annemler müsaitseniz size gelmek istiyorlar diyip arkadaşınız olan evin küçük çocuğuyla oynamanın sevincini içinde hissetmek,büyüklerin lafına karışmamak ,sessiz sessiz evcilik oynamak demek. kalabalıksa çocuk grubu kulaktan kulağa oynamak,bazen kudurmak kıkırdamaktan ölürken şşş sessiz oynayın bakıyım diye uyarılmak demek. Annen öğlen uykusuna yatıcaksın dediğinde pijamalarını giyip öğlen uykusuna itirazsız yatmak fakat aklı sokakta oynayan çocuklarda olduğu için uyuyamayıp 1 saat sonra uyudum diye kalkmak demek. ayı oynatıcısının etrafında toplanıp mastika oynayışını seyretmek.anneden para alıp balkondan atmak demek (hatta ne bakıyosunuz ayı mı oynatıyoruz lafı vardır).yılbaşında sevinç içinde olmak, tavuk yemek,çerez yemek,kola içmek,mandalina kabuklarını kopartıp tombala oynamak, dansözün ayıp bişey olduğunu düşünmek demek. kışın kar çoğalsın diye ışıkta tek tek tanelerin çoğalması için dua etmek haberleri dinleyip kar tatili haberini duymak demek.karyağınca kartopu oynamak ve kardan adam yapmak demek.doğa olaylarını hayretle izlemek, havalar soğuduğunda yerdeki kırağıları karın kardeşi diye sevinçle incelemek. kar tanesinin şekline hayran kalmak, yerden yaprak toplamak demek. sobanın üstünde kızarmış ekmek demek. kışın gelişini odun kırılmasından , taşınmasından anlamak, gürül gürül yanan sobanın üstünde kestane kpatlatmak demek. kocaman bir tepsi patlamış mısırı keyifle paylaşarak yemek demek. keçiboynuzu, iğde, kırık leblebi ay  çekirdeği demek,nohut ve buğday kavurması demek. annemin kabuklu yer fıstıklarından fıstık adam yapması demek. portakal kabuğundan da adam yapardı onun bir sihirbaz olduğunu düşünmek demek. kurban bayramlarında babayla birlikte kurban pazarına gitmek demek. alınan koçu söğüt dalları yaprakları ve otlarla tıka basa beslemek demek. abilerimiz sabaha kadar kurbanlıkların başında nöbet tutuyo bide inicez işte diye tutturmak demek.harçlıkları biriktirip abilerime kaptırmak sonrada babama şikayet etmek demek. bayramlık ayakkabı elbise demek, onları giyicem diye sevinçten uyuyamamak demek. Defterleri mavi ya da kırmızı kaplıkla kaplayıp etiket yapıştırmak demek. nova color boyasının üstündeki zehirzidsir ibaresindeki çocuğun boyayı yediğini sanmak ve ucunu sivriltmek için açtıklarını yemek kırmızısının daha lezzetli olduğunu düşünmek demek:)üstünde arı mayanın resmi olan kokulu pembe ya da yeşil silginin kokusunu içine çekmek demek.uhu koklamak kurşun kalemin arkasına yaylı süs takmak. defterin kenarına kenar süsü yapmak demek. derslerde gizlice isim şehir oynamak. defter yapraklarını tam ortadan koparmak demek.kalemi silgiyi israf etmeden dikkatlice kullanmak demek. Tam 2 dakika dişleri fırçalamak o kamptaki çocuklara özenmek demek. ali-ayşegül atikten önce alışveriş sonra fişi öğrenmek ve ona herseferinde gülmek demek. zeki ve metinden aşı, bay yanlışla doğru eroldan trafik kurallarını öğrenmek, bir kalem bir defter bi de çikolata alacağım bakkal amca diyen çocuktan paranın üstünü ve fişimizi almayı öğrenmek demek. akan testiyi eliyle durduran adamdan, kaçan çorabını hemen atmayan, ışıkta çirkin görünürsün diyerek gereksiz ışıkları kapatan,bayat ekmekten papara yapan kadından israf etmememiz gerektiğini, ishal olan çocuğa şekerli ve tuzlu su içirilmesi gerektiğini eğitici filmlerden öğrenmek demek. istiklal marşı ve arkasından televizyonunuzu kapatmayı unutmayınız demek.çok güzel şeyleri hatırlamak ve özlemek demek. iznin olursa yazını isminle bloğuma koymak istiyorum.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

korkularım

17/9/2008 · Kategori: diclece nostalji


ben küçükken;
1)Öcüden korkardım
2)Yattığım zaman karyolamın üstünü çiyan börtü böcek gibi şeylerin sardığını görürdüm. bi de döne döne örümcek ağları gelirdi
3)Eski evimizde bahçede beton karma makinası vardı ben onu canavar sanardım.
4) Annem bana yemek yedirmek için honiyle yedircem sana derdi. honiden korkardım.Boğazımdan aşağı akıtcak diye
5) YEmiyorum diye iskeletor olacağımı söylerdi. Rüyamda kendimi iskelet olarak görürdüm. (ah anne ah psikokojimi bozmuşun)
6) Yaşayan ölülerin dönüşünden, Chucky den, Şeytan filminden,Kurtadam filminden korkardım. Tabi izledikten sonra
7)Nesneleri canavarlara benzetir onlardan korkardım
8)Clementine deki ateşadam malmottan korkardım.
9) Petrol ofisinin amblemi kurttan korkardım. biblo köpeimi sıkı sıkı elimde tutardım
10) Ankaradaki Devlet mezarlığından korkardım.
11) mezarlıklardan korkardım


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Pépin la bulle (Pepen'in Balonu)

16/9/2008 · Kategori: diclece nostalji




Yaaa ben size sorup durdum dimi. Hani bitane maymun vardı sabun köpüğünden balon yapardı çocuk bunları içine koyardı balonumm uçç bakalım derdi. Hiç bir arkadaşım hatırlamazdı. ben de kendi hayal gücüm heralde demeye başlamıştım ki internette resmini görünce hatırlayıverdim. 4-5 yaşlarındaydım. Uykudan önce programında çıkardı. Forumlarda benim gibi hatırlayan ve düşünen çok kişi varmış. Bilinçaltımıza nasıl işlediyse artık. Bu kızın saçlarını çok severdim. benim saçlarımda iki örgü olurdu genelde ama bunun gibi yukarı kıvrılmaz diye üzülüp dururdum. Nasıl mutluyum anlatamam bunu hatıradım diye. Ne güzeldi yaaa küçücüktüm benn. Dünya kocamandı o zaman. Banyoya gidip ellerimizi sabunlardık uzun uzun.köpükler yapardık pepenin balonu gibi olurdu ama hemen patlardı. o nasıl patlamazdı acaba diye kafa yorardım. Pepen diye bi çocuk vardı. gece olunca oyuncakları uyanırdı . vakit tamam uçur bizi pepen baloon baloon derdi beyaz bilgiç karga. pepeeen...bizi unutuyordun... pepen balonuyla ucarken maymunu son anda balona alınca maymun bu sekilde serzenişte bulunurdu. bir de üzüntü ve muz kabuğu derdi. Maymun bi müzik aleti çalardı.Deli gibi hafızamı zorlayan pepenin balonunu hatırlamak beni çok mutlu etti. Sorarsam yine unutmayın emi?
http://www.webmunism.com/vids/of/Toucans/2

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

mehmet emin yurdakul ilkokulu 3/A

6/9/2008 · Kategori: diclece nostalji


 Bakalım beni bulabilecekmisinizz. diclenin 3. sınıf resmi

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

80 lerden 90 lara

4/9/2008 · Kategori: diclece nostalji

Süper Baba'nın müziğini flütle çalmışsanız

LC Waikiki veya benetton tüm renkleriyle kıyafetlerinizde önemli markalar olduysa...

SHOW TV'nin müziğini hala hatırlıyorsanız dup dıbu dıp dıp dıbı dıp dum...Tabi ki bir de :İyi TV eyç bi bi, eyç bi bi iyi TV

Önce hüplet sonra gümlet' hayat felsefeniz olmuşsa

Bizimkiler dizisi ertesi gun okul oldugunu bi sureligine unutturduysa

Parliament pazar gecesi sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...)

Polis Akademisindeki her sesi çıkaran adama hayranlık duyuyorsanız

Elm sokağında kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan korkuyorsanız

Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız

Okulda coca-cola kutusunu ezip mac yaptiysaniz (kızlar yan yatırıp üstüne tam ortasına ayagı yerlestirip ustune basıp yururlerdi, topuklu ayakkabı gibi olurdu)

Apartmanin altindaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa

Tutti frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa

Dört tekerlekli ayakkabının üstüne takılan patenlerden sonra roller bladeler size büyüleyici geldiyse

Bakkala gönderilmenin en güzel yanı küçük sarellenin dibini minik plastik kaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa

Aterideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa yoruyorsanız

Işıklı spor aykkabılar hava atmanın önemli bir unsuruysa

Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu)

Clementine sizde derin izler bırakmışsa

Kasete kayit yapilabilmesi icin alt tarafinda bulunan karelerin bantla kapatilmasi gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız

Commodore 64'de tornavidayla kasetin kafa ayarını yaptıysanız

Anne saat kaç, simiiit, birdir bir, çay kahve gazoz, akşam ebesi, dansa davet, çatlak patlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa
________________________________


"bandıra bandıra ye beni" şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa

Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız

Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız

Haftasonları çizgi film izlemek için errken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız

Şirinler geyiğini arkadaşlarınızla mutlaka çevirdiyseniz (Şirine aslında Gargamel tarafından yapıldı...)

Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizifilmleri art arda izliyorduysanız

Bir Başka Gece çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa

Pazar geceleri yıkanma günüyse

Seden Gürel'in neden öyle giyindiğini şimdi sorguluyorsanız

Müzik yelpazesi hayatınıza büyülü yabancı müzisyenler kattıysa

Bir sanal bebeğiniz olmuşsa,

Tetris'i süper hızla oynayabiliyorsanız,

MIRC ergenliğinizin önemli bir parçası olmuşsa(a/s/l ne demek biliyorrsanız)

ICQ nun 11 haneli rakamını ezberlemeye çalışmışsanız.

Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız,

Çizgifilm şarkılarının ingilizce veya japonca olsa da ezberlemişseniz

Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız.

Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon,
Topitop, Yumiyum...vb çok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa

Sulugöz'ü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa

Küçük bir kızsanız Sindy ile Barbie'yi karşılaştırıyorduysanız

Tsubasa'yı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatırlıyorsanız

"Hey Corç versene borç" deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız

Macarena dansını yapabiliyorsanız

TV den çekilmiş çizgifilmli sayısız kere izlediğiniz VHS leriniz varsa

Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız

İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz

Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın almışsanız.

Capri Sun ın reklamı ve melodisini hatırlıyorsanız.

Annenizin mavi ped torbalarını şişirip patlattıysanız.

Power Rangers'ın renklerini hatırlıyorsanız

Mc Donalds a gitmek için ailenize yalvardıysanız

Olacak O kadar, Yasemin'in penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız.

Lambada'nın müziği kulağınızda çalabiliyorsa

"Nereye çufçufluyoruz"un kimin dediğini biliyorsanız.

Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark ettiyseniz

Fame City cennetle eşdeğerse

En sevdiğiniz sayı altıysa

Prince of Persia'da alttaki dikenlere düşünce çıkan dınnzk sesini ve kanları hatırlıyorsanız

Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse

Gençlik hayaliniz Beverly Hills teki havuzlu arabalarsa.

Uhuyla oynamanın zevkini biliyorsanız

Kolalı jelibonun önce kapağını yediyseniz

annenizin poşetler dolusu taso,misket, sporcu kağıtları,
gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız

Peçete, kağıt, poşet vb... koleksiyonu yapmışsanız
...

Çocukluğumuza dair nostalji zamanı

Katkılarınızla o günleri daha iyi hatırlayacağız.
Lütfen bulduğunuz fotolarını, nostalji Youtube
videolarını, hatırlamak istediğiniz her şeyi paylaşın.

EVET YAŞLANIYORUZ.


Ama Mooock...

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

dicle ve rüzgar

6/8/2008 · Kategori: diclece nostalji



Rüzgarım bana hep "seni doğduğun andan itibaren tanımak isterdim.Çocukluğumuz birlikte geçmeliydi. Senin büyümeni görmeliydim"der.Ben ona çocukluğumu anlatırken içi gider neden ben yoktum diye. Hani küçük çocuklar anne ve babasının düğünlerinde ben nerdeydim ben neden yoktum diye arıza çıkarırlar ya :) işte benim sevgilimde aynı öyle mızırdanır durur. Rüzgarım bak ben sana küçüklüğümüz beraber geçseydi nasıl olurdu hemen bir profil çizeyim;

Ben sakin bi çocuktum. Korunmasız. öyle cadı gibi birşey değildim. Bi oynamaya sokağa çıksam başıma gelmeyen kalmazdı. Çocuklar beni ezip geçerler,düşürürlerdi. Beceremedim sokak çocukları gibi olmayı. oyunlarda hep fasulyeden olurdum. Diğer çocuklar benden büyüktü.Asla mızmız değildim. Ama hakkımı da arayamayacak kadar sessizdim. Ama aptal da değildim. Gidip annesine şikayet eden sevimsiz çocuklardan da olmadım ben. Kendimi hep diğer çocuklardan farklı görürdüm. Anlamını sonradan öğrendiğim bir kelimeyi benim için kullanabiliriz. Ben kendimi android olarak görürdüm. Diğerlerinden farklıydım. Küçücük olmama rağmen büyükler gibi düşünürdüm ama ekemişlik yapıp millete çaktırmazdım. zaten bendeki farklılığı sadece bazı kişiler anlardı.Kücücükken de çok büyüklerin bile sırdaşıydım. Benimle paylaşırlardı acılarını umutlarını,sırlarını. emin ol birlikte büyüseydik o zaman da ilk ve en çok sen anlardın  sevgilinin farklı olduğunu. Sonra ben düştüğümde elii uzatır, yarama üf yapar sonra da beni düşüren çocukları bir güzel döverdin.Sonra ben sana Rüzgâr Aaabi bana çokomel alırmısııın demezdim. çünkü ben çocukluğumda hiçbirşey istemeden büyüdüm. Annemle Ulusa giderdik. Ulusta çok meşhur bir dondurmacı vardı. Anne bana dondurma alırmısın? diyemezdim. Sadece gözlerine bakardım  o da anlayıp alıdı bana dondurma.  Canım sevgilim sen benim içimde hep vardın sadece ortaya çıkmayı bekliyordun. Sen benim küçükken kurduğum hayallerimde bile  vardın.Evcilik oynarken senin gibi anlayışlı. beni çok seven bana çok değer veren beni koruyan bir  sevgilim olduğunu hayal ederdim Sonra evlenirdik seninle. ben aşamları işten dönüşünü  sofrayı hazırlamış süslenmiş püslenmiş biçimde beklerdim. Çok mutlu olurduk. Canım sevgilim işte küçüklüğümüz böyleydi. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!