rüzgar'a gecikmiş öfkem

30/8/2009 · Kategori: diclece huzun

Umarım okursun bu yazıyı. Bir zamanlar yüreğimin titrediğini anlatmak için kullandığım bu satırları şimdi sana nefretimi dile getirmek için yazıyorum. sevgi de harflerle ifade ediliyor nefret de ne tuhaf değil mi. Evet birzamanlar sevgi sözcüleri döken parmaklarım şimdi sana nefretimi yazıyor.Sana tek ulaşma yolumun bu olduğunu düşünüyorum. hayatımdan çaldığın 1,5 yıl, hayallerim,umutlarım,girdiğim sıkıntılar,kandırılmışlığım.. sana olan öfkemi kat be kat artırıyor. nefret ediyorum senden. hayatımı mahvettiğin,beni kendime rezil ettiğini beni kandırdığın için nefret ediyorum. Söylediğin herşeyi yalan sayıyorum. seni beklediğim içinse kendimi aptal ilan ediyorum. Çocuk bile kanmazdı sana. Belki yalan belki doğru ne idüğü belirsizliklerine. Denize düşen yılana sarılır. en umutsuz zamanımda çaldın kapımı çaresiz inandım bütün yalanlarına ya da yalan olduğunu düşündüklerime.En son 4 haziranda duydum sesini. en son 2 ayı geçmiş yalanlar çalalı hayatıma. 10 gün. 10 gün sonra belli olacak dediğin zaman hani.10 gün sonra seni hayatımdan çıkarmam gerektiği belli oldu . en güzel yanı buydu.seni hergün düzenli olarak arıyorum ve telefonundaki o ulaşılamıyor anonsunu duydukça haklıymışım dyorum. senden bir adım daha uzaklaşıyorum. Öldünmü kaldınmı onu da bilmiyorum üzülmem buna üzülmem için öldüğünü bilmem erekir. senin için endişelenmiyorum. çünkü bunu bana kaçıncı yapışın olduğunu bile sayamadım. yalancı çoban hikayesini bilirmisin. anlattırma bana şimdi. sakın ola ki karşıma çıkma bir daha. sensizliğe alıştım ben. sensizlikle yaşamayı öğrendim. evet vazgeçtim. senden ve seninle kurulacağını düşündüğüm ütopik gelecekten çoktan vazgeçtim.sende vazgeç artık boşver devam et yoluna.  o gelecek için alınmış hazırlanmış hiçbirşeyi istemiyorum dünya borca girerek aldığım herşeyi satıcam zaten. ya da ihtiyacı olanlara vericem. sen de kendini naparsan yao. artık rüzgar da yok rüzgargülü de. canını acıtsın istediğim bir cümle daha var. o tatlı rüzgar o tatlı esinti bitti. rüzgargülü tam ortadan kırıldı. benim canım çok yandı biraz da sen üzül... senden nefret ediyorum

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

yalnızlığı paylaşım

8/5/2009 · Kategori: diclece huzun



Bugün kendimi çok yalnız hissediyorum. Dün de öyle hissediyordum. Belki ondan önceki gün de. Bissürü arkadaşım var aslında. Eğlenceli insanlarla dolu güzel bi çevrem. Ama öyle bi yalnızlık değil. Belki de yalnızlık yerine bir boşluk demek daha doğru olur.Sevgi anlamında,aşk anlamında.Alışkanlıkların değişmesi belki de. Rüzgarı görmeyeli 6 ay olmuş. sesini duymayalı 1,5 ay.nisan yağmurlarıyla gelir diyordum. gelmedi.nisan geçti 1 yıl geçti...gelir diye de kendimi avutamıyorum artık.Kanmıyor kalbim artık bana. ona kırgınım,kızgınım.öyle öfkeliyim ki. bilmiyorum artık hiç umudum kalmadı.İnsanların sormasından yoruldum. soranlara ayrıldık diyorum. belki de gerçekten ayrıldık ya da  ayırıldık haberim yok. Safım ben. herşey olabilir.artık kendime bile güvenmiyorum. Oluru varsa oluruna bıraktım. İnancımı yitirmek istemedikçe karşıma yeni sınavlar çıkıyor. artık sınanacak gücüm yok. sadece geleceğimi düşünmek istiyorum. yeni mesleğimi,yapmak istediklerimi. yeni hedeflerimi. Evlilik artık hedeflerim arasında değil. Tek başına evlenilmiyo. kendi başıma yapabileceğim birşey değil o yüzden elimden birşey gelmez.o kadar çeyiz alındığıyla kaldı. boşu boşuna borca girdim.sıkıntısını çekiyorum hala. sıkıntısını çektikçe daha da öfkeleniyorum en çok da kendime!bundan da aldığım ders. hayatta herşeyde tek başınasın.Kimseye güvenme. Başın sağsa kendine güven.Adımlarını ona göre at,planlarını ona göre yap. Bak rüzgarla evlenicektik haziran ayında. sonra ben bu lanet olası işyerinden ayrılacaktım. sonra grafik tasarım kursuna başlıcaktım.bana apple alcaktı, evin bir odasını çalışma odam yapıcaktık falan filan. hiç sıkıntımız olmıycaktı.noldu? p.tesi grafik tasarım kursum başlıyo. Rüzgar mı yazdırdı? yanımda mıydı?hayır ben araştırdım ben buldum ben kaydoldum.ben karar verdim ben borca girdim ben ben ben yaptım herşeyi. neyse ben yazdıkça öfkeleniyorum. artık birşey söylemek istemiyorum.bu yazdıklarım ona bir sitem değil. hiç hiç hiç birşey değil. sadece bir iç hesaplaşma. napıyım paylaşacak kimsem yok. bloga yazıp rahatlıyım bari. yoksa çok doldum. taşmak istemiyorum.ağlamıyorum da artık. Mineral de  evlenmeye karar verdi. pazar günü istemeye geliyolarmış. farkındaysanız artık mineral&dicital kategorimize yeni yazı eklenmiyor.çünkü artık birlikte birşeyler yapamıyoruz. yapamayız çünkü onun hayatında artık  farklı renkler var.  o da haklı. önümüze ayrı yollar çizdik artık hiç birşey eskisi gibi olamaz. biz istesek de olamaz. Birlikte kahveli dark içemeyiz uzun saatler sohbet eşliğinde ,sinemaya gidemeyiz,tatile,geziye gidemeyiz,delilik yapamayız..daha önce ne yapıyorsak yapamayız işte. artık dicital ve mineral ya da dicleelen mine olamayız. dicle ve mine oluruz. yine onun yeri bende çok farklı olur ama eskisi gibi olamayız.o mutlu olsun da varsın olmayalım. kendimi alıştırdım buna da hazırım yani. hayırlısı olsun.bu yazının finali de şöyle olsun. giden gitsin kalar sağlar bizimdir diyelim. kim kalmış bakacak olursak 1 sevgili yitip gitmiş 1 dost başka yolu seçmiş gitmiş kim kalmış dicle tek başına kalmış...Kimse üstüne alınmasın. bu ne sitem ne de başka birşey. sadece kendimle içsel hesaplaşma. sizleri seviyorum.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

bu 14 şubatta da havamızı aldık

14/2/2009 · Kategori: diclece huzun



Evet başlık zaten özetliyor yazmak istediğim yazıyı. 26 yaşındayım ömrü hayatımda hiçbir 14 şubat benim için özel olmadı. Hep ağlayarak geçirdim yalnızlığıma. hep mutsuz oldum. Hep gelen çiçekler takılan yüzüklere özendim.Bu 14 şubat farklı olur diyordum ama yine hayal kırıklığına uğradım. Bırakın bir demet çiçeği maydonoz sapı bile gelmedi.  Napalım kaderimiz böyleymiş. bunalıma giricem

Kendime bi çiçek yollıyım bari

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

diclenin halet-i ruhiyesi

6/10/2008 · Kategori: diclece huzun

Dicle çok mutsuz.Üzüntü ve muz kabuğu... sanırım herşeyi özetlemeye yetiyor. Dicle yine hayal kırıklığı mı yaşadı acaba? Dicle hiçbirşey düşünemiyor artık. Dicle korkuyor. Diclenin içinden hiçbirşey gelmiyor.Dicle üzülüyor. Dicle kimseye içinde kopan fırtınaları anlatamıyor. dicle yapayalnız, rüzgar nerde?

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

Rüzgarıma

10/9/2008 · Kategori: diclece huzun


Sevgilim. Çok ihtiyacım var sana. Çağırıyorum ama sesimi ulaştıramıyorum . Korkuyorum. Çok üşüyorum sensiz. Sabah çok kötü birşey oldu. seninle çekindiğimiz iki resmi bastırmıştım. gelince sana gösterecektim. ilk kağıtta resmimizdi. çok güzeldi. çok somuttu. kendimi iyi hissediyordum baktıkca. babam gelene kadar çerçeveye iliştirmiştim her gün uyandığımda ikimize günaydın diyordum. babam gelince çekmeceye kaldırdım. Yine her sabah günaydın her gece uyumadan iyi geceler diliyordum ikimize. Bu sabah çekmecemi açtığımda yoktu. bütün çekmeceyi döktüm arkaya mı kaydı dedim ama yoktu. Rüzgarım. çok kötü oldum. hala kötüyüm. biliyorum kötüyüm demem seni üzüyor ama kötüyüm. Rüzgargülü kopunca olduğum kadar değil. ondan daha kötüyüm. çünkü o zaman yanımdaydın ve bana sarılmıştın sımsıkı.Korkma rüzgarla gülünü kimse ayıramaz. Şimdi nerdesin RÜzgarım. dön artık....Dön ve sil gözyaşlarımı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

kafayı yemek üzere

26/8/2008 · Kategori: diclece huzun

Rüzgarımdan ayrı kalalı 28 koca gün oldu. Korkunçtan da öte bir şey bu. bir saniye bile ayrı kalsa birbirlerini deli gibi özleyen iki insana bu yapılacak şey mi. Çin işkencesi yapsalar daha iyiydi. İçimde öyle büyük bir boşluk oluşuyor ki rüzgarımdan uzakta. Hele ki sesini dahi duyamamak. Onun o güzel sözlerinden günlerdir haftalardır yoksun olmak çok acıtıyor canımı. Nefes alamıyorum. Boğuluyorum. Sanki binlerce mengene sıkıştırıyor beni. Günlerdir çölde rüzgarsız yürümek böyle bişey olmalı.Güneş tepende. sıcaktan bunalmışsın nefes alamıyorsun.zaten havalar sıcakötesi bi de ben rüzgarsız kalmışım. gel de kafayı yeme diclecik. kıyamam kız sana. Ağla belki açılırsın azcık. Rüzgarım gel be artıkk. ama içime öyle doğuyo ki dönüşün muhteşem olacak. Kavuşmamızı engelleyen bütün herşey yolumuzdan çekilmiş olacak diye bir beklenti içersindeyim. Seni seviyorum. Gel artık..Okyanus mu 2 şehrin arası diye şarkı var ya. Demekki okyanus çok uzak bi yer rüzgarım.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

bir tuhaf bunalım buu

13/6/2008 · Kategori: diclece huzun

Bir tuhaf bunalım bu egom ağlar bilirim beyhudediir bu itiraflar. Ne yapsaaam ne yapsam bir hamak alıp sallansam, kurtulurmuyum bunalımdan hamakta sallansam. Ne kadar enteresan! Bu şarkıyı dinledim az önce. Tam oldu yani. Bunaldım, daraldım,sıkıldımlarımı dışa vurdm bi 3 dakika. Artık hayatımda bazı şeylerin değişmesini istiyorum. Hem de hemen. Sihirli değnek değmiş gibii. İşi bırakmak ne haliniz varsa görün demek istiyorum. Sadece Rüzgarla paylaştığım ferah, geniş, balkonlu bi evimiz olsun istiyorum. Evlilik hazırlıklarıyla yorulmak ve güzel evimiz için alışveriş yapmak istiyorum. Gelin olmak istiyorum. Hem Ağlamak Hem gitmek istiyorum. sonra da tatile gitmek stiyorum. Ama şimdi eve gitmeliyim. Hadi görüşürüz

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

rüzgarı özledim

19/5/2008 · Kategori: diclece huzun

Rüzgârım benim. Tam iki gün oldu. Seni öyle özledim ki...Sesini duyamamak çok kötü. Öyle kaplamışsın ki benliğimi. Aklıma gelen tek şey Allah yokluğunu göstermesin oluyor. Biliyorum senin için daha zor sesimi duyamamak. Ne de olsa gurbette olan sensin. Ama beklemek de zor unutma.Tek tesellim güzel günlere az kalmış olması. Seni çok seviyorum. Yokluğun diye birşey yok. Hep benliğimdesin benimlesin sevgilim. Yarın kavuşacağız. Biran önce sabah olsun. biran önce kavuştursun bizi Allah. İyiki varsın.SEni çok özledim.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

bir kadını ağlamak

12/3/2008 · Kategori: diclece huzun

 
Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.
 
Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! -
İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra.
 
Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte.
Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok! 
Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü.
 
Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler
yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
 
Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.
Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı...
 
Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden.
Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...
 
İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
 
Çünkü biliyorlar ki ;
sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
E.. o zaman niye sarılsınlar ki!
 
Niye sarılalım ki!
Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
 
Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.
Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır
O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!
 
 
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »